Reiki, NLP ve Yaşam Koçluğu Eğitimleri

Yeni Bir Pencere Aç


Yaşam Koçu Nedir

Yaşam koçluğu danışanın kendi içindeki potansiyeli kullanarak ve kişinin geçmişini kurcalamadan, danışanın kendi içindeki doğruyu bulamasına yardım eden kişidir. İnsanları ileriye götüren aslında yanıtlar değil, yanıtları bulamamızı sağlayan doğru sorulardır. Koç bu devrede yaşamınıza girmektedir zaten.

Bu gün bütün rekor kıran sporculara bakın, hepsinin yanında koçları vardır. Koç'un yaptığı sadece sporcunun içindeki potansiyeli ortaya çıkarmada yanında yer almasıdır. Dolayısı ile kişilerin iş ya da özel yaşamlarında kafaları karıştığında, hedefleri bulanıklaştığında veya hedeflerini kaybettikleri zaman, hedeflerin açığa çıkarılmaması, bulunması ve sonrasında gerçekleştirilmesi zamanında koç danışanına yol gösterici olmaktadır.

Yani yaşam koçluğu arzuladığınız yaşamı tasarlayıp gerçekleştirmeniz konusunda yanınızda olan kişidir. Yaşamak istediğiniz sıra dışı ve sizin seçiminiz olan yaşmanızı kurmakta ve yaşamla ilgili farkındalıklar geliştirmenize, sizin için önemli olanların ve enerjinizi emen önemsizlerin ayrımına varmanızı sağlar.

Reiki Nedir

NLP Nedir

 Reiki bir sevgi enerjisidir ve akışını kalp aracılığıyla gerçekleştirir. Bu yüzden de gücü fetihler yapan, hedefleri saptayarak onlara ulaşmayı amaçlayan bir kontrol gücü değil,sevginin derin ama sakin gücüdür.

Reiki, bedende meydana gelen enerji dengesizliklerini ve negatif enerji blokajlarını çözebilmek için yetersiz veya eksik kalan kendi enerji bedenimizi dengeleyip, tamamlayarak ve temelde bilinç değişikliği gerçekleştirerek ruhsal, dolayısıyla da fiziksel iyileşme sürecini başlatmamız yolunu açar.

Reiki fiziksel, zihinsel, duygusal sorunların tümünde kullanılabilir.

Fiziksel vücut, Reiki uygulamaları sonucunda, diğer manevi unsurların özlerine dönmeleri ve yeniden dengelenmeleri sayesinde iyileşir.
“BAŞARI, BİR TESADÜF DEĞİLDİR!
Her insan başarılı olabilir. Bazı insanlar başarılı olmayı farkında olmadan öğrenirken bazıları yine farkında olmadan başarısız olmayı öğrenmektedirler. Başarısızlığı öğrenen insanlar ne kadar çalışsalar da başarıyı yakalayamıyorlar. “ J. Grinder ve R. Bendler çalışmalarında “neyin, nasıl, kötü yapıldığı üzerinde durmak yerine “neyin, nasıl iyi yapıldığı” üzerinde yoğunlaştılar.

Kazandıkları bilgi ve deneyimler ışığında başkalarına da başarılı olma yollarını öğreterek onlara da başarılı olma becerisi kazandırdılar. Wayt Woodsmall Bendler ve Grinder'in çalışmalarına katılmış ve özellikle de modelleme konusunda NLP'ye yeni bir boyut kazandırmıştır.

Yaptıkları çalışmaları ve buluşlarını Neuro Linguistic Programming (NLP) adı altında sistemleştirdiler. Türkçe'de “Sinir Dili Programlaması” şeklinde adlandırılan bu bilim dalı Amerika ve Avrupa'da kısa zamanda yaygınlık kazandı.

Yaşam Koçu Kimdir

Yaşama Dair

Çalışan insanların iş yaşamının gürültüsü içinde kendilerini değerlendirme ve tanıma ölçüleri zamanın daralması ve iş yoğunluğunun artışı ile giderek kısıtlanır. Başarılar ya da başarısızlıklar, bireyi tanımlayan ve haklı çıkaran tek gerçeklik haline gelir. Nesnel gerçekliği sınayacak kaynaklar eksilir; eksikler, hatalar seçilemez olur, kör noktalar oluşur. Bireye görüntüsünü birebir yansıtacak bir ayna, sesini duyuracak ve ona ait verileri gösterecek biri gerekir.

Günümüzde giderek yayılmakta olan Yaşam Koçluğu , işte bu hassas görevi üstlenir. Elde edilen parlak başarıların gölgelediği, keşfedilmeyi ve harekete geçirilmeyi bekleyen iç zenginliğin ve doğumla birlikte gelen gerçek potansiyelin başka yönlerini gün yüzüne çıkarmaktır amacı. Bireyin başını döndüren iş yaşamının doruklarında yeniden kendi içine dönüşünü gerçekleştirir,yeni güç ve yaşam kaynakları bulmasını sağlar. İş yaşamının acımasız temposu içinde, çoğu yöneticinin kendisine zaman ayıracak, dikkatini ona verecek usta bir dinleyiciye ihtiyacı vardır. Yaşam Koçu aynı zamanda usta bir dinleyici ve iletişimcidir.
Derler ki yer ve gök hep kardeşmiş taa ki insanoğlu araya uçakları, binaları, asfaltları, dev yolları yapıp onları ayırana kadar işte o günden beri insanlar sözde birbirlerine yakınlaşmış olsalar dahi birbirlerinden binlerce kilometre uzağa düşmüşler, biri alt katta diğeri üst katta olmasına rağmen yer ve gök gibi birbirlerinden kopuyorlar.

Sevginin en derin halini terketmiş insanlar, biri yer olmuş diğeri gök araya yüksek binalar yapıp düşüvermişler kendilerinden başka ülkelere. İki paralel doğru üzerinde ilerlerken bile birbirini göremiyorlar, görmezlikten geliyorlar.

Masal bu ya herkes mutsuz ve mutluluğu aramaya başlamış, kimi bir taşın altında, kimi denizlerde, ormanda, gölün kıyısında, nehrin suyunda, gökyüzünün bulutunda aramış bulamamış.

Neden Eğitim Şart

Çocuklarımız, Gençlerimiz ve Geleceğimiz

Eğitim, üzerinde çok hassaslıkla durulması gereken ve alımlanması çok önemli bir konu. Davranışların iyiye, güzele dönüşmesi bağlamında gerçekleştirmelerin söz konusu olduğu eğitimin ülkemizdeki önemi artık kavranmalıdır. Ancak farklılıklara hitap eden eğitimin. Eğitim felsefe demektir, psikoloji demektir öncelikle…

Bireysel ayrıcalıkların değerlendirildiği, daha doğrusu değerlendirilmesi gereken eğitim alanı, insanları bir pota içinde eritmek adına asla yapılanmaz. Zeka salt akademik olan değildir. Duygusal zekanın verileri başarının sırlarıyla doludur.

“Neden yaşıyoruz, neden varız, neden buradayız?” sorularından başlarsak; neden eğitim gerekli, neden eğitim yapıyoruz, hedefimiz, amacımız nedir, ne olmalıdır? Ve tüm bunlar nasıl gerçekleştirilmelidir, nasıl yapılmalıdır? Bu sorulara doğru yanıt vermek kadar, doğru yaşama geçirmek önemlidir.

Bilirsiniz; ortanca çocuklar, genellikle ailelerin en çok çaba sarf etmek zorunda kalan kesimi yansıtırlar. Ne çok küçüktürler, her yaptıkları hoş görülsün ne de yeterince büyüktürler, isteklerini yerine getirebilsinler. Onlardan hep büyük şeyler beklenir ama başardıkları, ailelerinin umduğunu karşılamazsa küçük olmakla yargılanırlar. Hep bir şeyler için çaba harcamak ve bu arada da kendilerini kanıtlamak zorunda kalırlar. Büyük işler için küçük, küçük işler için hep büyüktürler.

İnsanlık denilen büyük ailenin ortanca çocuğu da genç nesildir. Ne çocuktur artık, yaptıkları hoş görülsün ne de yeterince büyüktür söz hakları olsun. Karar verme hakları yoktur çünkü küçüktürler ama verilen kararlara uymak zorundadırlar çünkü büyüktürler. İki arada bir derede yaşamaya çalışırken bir de geleceklerini kurmaya çalışır genç nesil, hem de birçoğu kendi ideallerinde olmayan mutsuz bir geleceği kurmaya çalışarak harcar gençliğini.

İndigo Dergisi-Burcu Akar

Hakkımızda | Site Haritası | Gizlilik | İletişim | ©2008 YYK Eğitim Danışmanlık